HANGİ HALLERDE İDARİ PARA CEZALARINDA İNDİRİM UYGULANIR?

I- GİRİŞ

İdari para cezası; kabahat olarak nitelendirilen ve değişik Kanunlarda düzenlenen haksız fiiller karşılığında uygulanan; türü, miktarı ve süresi ancak Kanunla belirlenen belli miktardaki paranın, kabahat fiilini işleyen gerçek veya tüzel kişiden alınarak kamuya geçirilmesi olarak tanımlanabilir(1).

Bu çalışmamızda, idari para cezaları için uygulanan indirimlerin hangi hallerde uygulandığını Sosyal Güvenlik Kurumu Mevzuatı (5510 sayılı Kanun, 2020/8 sayılı Genelge) doğrultusunda açıklamaya çalışacağız.

II- SGK MEVZUATINDA İDARİ PARA CEZASI

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanan idari para cezaları, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun(2) “Kurumca Verilecek İdari Para Cezaları” başlıklı 102. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Adı geçen Kanun hükmünde yer alan idari para cezalarını özetle 5510 sayılı Yasa’daki yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere uygulanan yaptırım olarak nitelemek mümkündür.

Sosyal Güvenlik Kurum tarafından, anılan Kanun’a dayanarak uygulanan idari para cezalarının sebeplerini ana başlıklar halinde şu şekilde sıralamak mümkündür: İşe Giriş Bildirgesinin Kanun’un öngördüğü sürede Kurum’a verilmemesi, İşyeri Açılış Bildirgesinin Kanun’un öngördüğü sürede Kurum’a verilmemesi, İşten Ayrılış Bildirgesinin Kanun’un öngördüğü sürede Kurum’a verilmemesi, Aylık Prim Hizmet Belgelerinin Zamanında Kanun’un öngördüğü sürede Kurum’a verilmemesi.

III- HANGİ HALLERDE İDARİ PARA CEZALARINDA İNDİRİM UYGULANIR?

A- BİLDİRGE VE BELGELERİN YASAL SÜRESİNDEN SONRA VERİLMESİ HALİNDE İNDİRİM

Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin ikinci fıkrası, 6270 sayılı Kanun ile “Mahkeme kararına, Kurum’un denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenenler hariç olmak üzere, bildirgenin veya belgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve söz konusu cezaların ilgililerce, yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (g), (h) ve (j) bentlerinde öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişikliğe istinaden söz konusu fıkra kapsamına, işverenlerce yasal süresi geçirildikten sonra kendiliğinden verilen sigortalı işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile işyeri bildirgelerinin yanı sıra;

• Kamu idarelerince vazife malullüğüne sebep olan olayın,

• Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar ve kanunla kurulan kurum ve kuruluşlarca, ihale yolu ile yaptırılan işleri üstlenenlerin ve bunların adreslerinin,

• Kamu idareleri ile bankalarca sigortasız olduğu tespit edilen kişilerin,

• Ticaret sicil memurluklarınca şirket kuruluşu aşamasında, çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe başlama tarihini bildiren işverenlere ilişkin bildirimlerin,

• Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişilerince, yapı ruhsatı veya ruhsat niteliği taşıyan işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa bunların verilmesine esas olan istihdama ilişkin bilgilerin, yasal süresi içinde bildirilmemesinden/verilmemesinden kaynaklanan fiiller girmektedir.

Diğer taraftan, anılan fıkrada öngörülen indirimden yararlanılabilmesi için cezaya konu olan bilgi ve belgelerin yasal verilme süresinin sona erdiği tarihten itibaren en geç otuz gün içinde Kurum’a verilmiş olması ve tebliğ edilen idari para cezasının en geç tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ödenmiş olması gerekmektedir.

Dolayısıyla yukarıda belirtilen fiillere ilişkin;

• Belge veya bildirgenin ilgililerce kendiliğinden düzenlenmiş olması,

• Söz konusu belge veya bildirgenin yasal verilme süresini takip eden günden itibaren başlamak üzere en geç otuz gün içinde Kurum’a verilmiş olması,

• İdari para cezasının tebliğ edildiği tarihi takip eden günden itibaren en geç on beş gün içinde ödenmesi, şartlarının birlikte gerçekleşmiş olması kaydıyla, 6270 sayılı Kanunla getirilen ve 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen indirimden yararlanılabilecektir.

Kapsama giren idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenecek olması halinde, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir.” hükmü de dikkate alınarak, tebliğ edilen ceza tutarının yalnızca 1/4’ünün 3/4’ü tahsil edilecektir.

Örnek-1: 10.02.2017 tarihinde işe girmiş olan bir sigortalıya ilişkin sigortalı işe giriş bildirgesinin 22.02.2017’de işveren tarafından kendiliğinden verilmiş olduğu varsayıldığında, söz konusu belgenin yasal süresi geçirildikten sonra ve 30 günlük süre içinde verilmiş olması nedeniyle idari para cezası 1.777,00 TL olarak tebliğe çıkartılacaktır. Bu durumda 1.777,00 TL tutarındaki idari para cezasının Kurum’a itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ödenecek olması halinde,

1.777,00 x 1 / 4 = 444,25

444,25 x 3 / 4 = 333,19 TL =333 TL’si tahsil edilecektir.

Örnek-2: Örnek 1’deki işveren tarafından tebliğ edilen idari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre geçirildikten sonra ödeneceği varsayıldığında, idari para cezasından herhangi bir indirim yapılmayarak, 1.777,00 TL tutarındaki ceza tutarının tamamı gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

102. maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren fiillere ilişkin bildirge veya belgelerin yasal verilme süresinin sona erdiği tarihten itibaren otuz günlük süre geçirildikten sonra verilmiş olması halinde ise, belge veya bildirgenin kendiliğinden verilmiş olması ve tebliğ edilen idari para cezasının Kurum’a itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 günlük süre içinde ödenecek olması kaydıyla, 102. maddenin ikinci fıkrasına istinaden herhangi bir indirim yapılmayarak, yalnızca 102. maddenin beşinci fıkrasında yer alan 1/4 oranındaki indirimden yararlanılabilecektir.

Örnek-3: Bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olan (A) Limited Şirketinin 06.02.2017 tarihinde sigortalı çalıştırmaya başladığı halde işyeri bildirgesini Kurum’a 10.03.2017 tarihinde kendiliğinden vermiş olduğu ve anılan işveren hakkında uygulanan 1.777,50 x 3 = 5.332,50 = 5.332,00 TL tutarındaki idari para cezasının Kurum’a itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 günlük süre içinde ödeneceği varsayıldığında, bahse konu bildirgenin yasal verilme süresinin sona erdiği tarihten itibaren 30 günlük süre geçirildikten sonra verilmiş olması nedeniyle, 5.332,00 x 3 / 4 = 3.999,00 TL’si tahsil edilecektir.

Örnek-4: Örnek 3’deki işveren tarafından tebliğ edilen idari para cezasının 15 günlük süre geçirildikten sonra ödeneceği varsayıldığında, idari para cezasından herhangi bir indirim yapılmayarak, 5.332,00 TL tutarındaki ceza tutarının tamamı gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik her ne kadar 26.01.2012 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olsa da, sonradan yürürlüğe giren kanunun işverenlerin lehine durum meydana getirmesi nedeniyle, kapsama giren ve yasal verilme süresi 26.01.2012 tarihinden önceki sürelerde sona ermiş olan belge veya bildirgelerden dolayı uygulanacak idari para cezaları için, yasal verilme süresi geçirildikten sonra otuz günlük süre içinde verilmiş olma ve tebliğ tarihinden itibaren on beş günlük süre içinde ödenme koşullarının sağlanmış olması kaydıyla söz konusu indirimden yararlanılabilecektir.

Örnek-5: 20.10.2011 tarihinde işe alınan (B) sigortalısına ilişkin sigortalı işe giriş bildirgesinin Kurum’a 25.10.2011 tarihinde verildiği ve söz konusu fiil dolayısıyla uygulanan 837,00 TL tutarındaki idari para cezasının 20.02.2015 tarihinde ilgiliye tebliğ edildiği varsayıldığında, söz konusu cezanın tebliğ tarihinden itibaren onbeş günlük süre içinde ödenecek olması halinde yalnızca,

837,00 x 1 / 4 = 209,25

209,25 x 3 / 4 = 156,94= 156,00 TL’si tahsil edilecektir.

Öte yandan, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 6270 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkrasının yürürlüğe girdiği 26.01.2012 tarihinden önceki sürelere ilişkin bilgi ve belgelerin 30 günlük süre içinde verilmiş olmakla birlikte tebliğ edilen idari para cezalarının 15 günlük süre içinde ödenmemiş olması halinde, söz konusu fıkrada öngörülen indirimden yararlanılması mümkün olamayacaktır.

Örnek-6: 5 No.lu örnekteki işveren tarafından 20.02.2015 tarihinde tebliğ edilen idari para cezasının 15 günlük süre geçirildikten sonra ödenecek olduğu varsayıldığında, bu durumda herhangi bir indirim yapılmaksızın 837,00 TL tutarındaki idari para cezası, gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

B- İDARİ PARA CEZALARININ PEŞİN ÖDENMESİ HALİNDE İNDİRİM

5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin beşinci fıkrasında “İdarî para cezalarının, Kurum’a itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme istinaden, idari para cezasının, tebliğ edildiği tarihi takip eden 15 günlük süre içerisinde peşin ödenmesi halinde dörtte üçlük kısmı tahsil edilecektir.

Örnek: İşletme esasına göre defter tutmakla yükümlü olan (B) gerçek kişisi tarafından 12.05.2017 tarihinde sigortalı çalıştırmaya başlanıldığı halde işyeri bildirgesinin verilmemesi nedeniyle anılan işveren hakkında uygulanan 1.777,50 x 2 = 3.555,00 TL tutarındaki idari para cezasının 15 günlük süre içinde ödeneceği varsayıldığında, 3.555,00 x 3 / 4 = 2.666,25 TL =2.666,00 TL’si tahsil edilecektir.

Diğer taraftan, indirimden yararlanılabilmesi için ilgililerin yazılı başvurularının olup olmadığı üzerinde durulmayacaktır.

IV- SONUÇ

Sonuç olarak, her düzenleme öngördüğü hükümlere uyulmamasına karşılık olarak bir takım yaptırımlar uygulamaktadır. Bu yaptırımların başında da idari para cezaları gelmektedir. Sosyal Güvenlik Hukuku’nun ana düzenlemesi olan 5510 sayılı Kanun’da hükümlerine uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası düzenlemelerini 102. maddesinde hükme bağlamıştır. Bununla birlikte uygulanmakta olan bu idari para cezaları için bazı hallerde indirimler de söz konusu olmaktadır.

*           Sosyal Güvenlik Denetmeni

(1)         Fatih KOÇAK, “İdari Para Cezası/Adli Para Cezası Kavramları Genel Çerçevesinde Türk Ticaret Kanunu’nda Öngörülen Cezalar”, Yaklaşım, Haziran 2013, Sayı: 246

(2)         16.06.2006 tarih 26200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yazarlar : 'SERDAR ADAY'